TL niçin kıymet kaybediyor? Mahfi Eğilmez yazdı

tl neden deger kaybediyor mahfi egilmez yazdi 61972afd0da89 - TL niçin kıymet kaybediyor? Mahfi Eğilmez yazdı

Merkez Bankası’nın faiz kararından ilkin TL’nin kıymet kaybının nedenlerini irdeleyen Mahfi Eğilmez, “Faiz, enflasyonun sebebi değil sonucudur. Enflasyonun sebebi ekonomideki risk artışlarıdır. Türkiye, son yıllarda yapılması ihtiyaç duyulan ekonomik hamlelerin tam tersini yaparak ekonominin daha da bozulmasına yol açmıştır. Enflasyonun yükselerek devam etmiş olduğu bir ortamda faizlerin düşürülmesinden yalnız bankalar kazançlı çıkar” değerlendirmesini yapmış oldu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası’nın faiz sonucu öncesinde AK Parti Grup Toplantısındaki faizi savunanlarla bir arada olmayacağı açıklamalarının kime yönelik olduğu tartışılırken, Gömü eski Müsteşarı, ekonomist Mahfi Eğilmez de, mahfiegilmez.com sitesindeki Kendime Yazılar’da TL’deki kıymet kaybı üstünden, Cumhurbaşkanının “Faiz sebep, enflasyon netice” söyleminin yanlışlığına vurgu yapmış oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan işadamlarına: “Yok o şekilde 25 kuruşa simit”TL’nin Kıymet Kaybının NedenleriYanlış kullanılan bir kavram: DevalüasyonSon yıllarda pek oldukça kez sorup yanıtlamaya çalıştığımız bir sual bu. Onlarca defa yaptığım bir yanlış kullanım düzeltmesini tekrar yapayım: TL’nin yaşamış olduğu kıymet kaybının adı kıymet kaybıdır değer düşürme değil. Bundan dolayı değer düşürme teknik olarak durağan(durgun) kur rejiminde ve yönetimsel bir kararla olur. Değer düşürme olması için kur rejiminin durağan(durgun) kur rejimi olması gerekir. Oysa biz uzun süredir dalgalı kur rejiminin içindeyiz. Değer düşürme olması için paranın yabancı paralar karşısında değerinin düşürülmesi için yönetimsel bir karar alınması gerekir. Oysa dalgalı kur rejiminde paranın yabancı paralar karşısındaki kıymeti piyasada oluşan arz ve öğrenci ve hiçbir yönetimsel karar alınmasına gerek kalmaksızın bakılırsa anlık olarak değişime uğrayabilir. Otuz yıldan fazla süredir dalgalı kur rejimi içinde olan Türkiye’de bu zamanda birkaç değer düşürme da olmadı değil. Sözgelişi 1994 krizinde Türkiye dalgalı kur rejimindeyken değer düşürme yaparak dünya iktisat geçmişine geçmişti. Bunu sonraki yıllarda da birkaç kez denedi.TL’nin kıymet kaybının iç ve dış nedenleriŞimdi gelelim Türk Lirasının son dönemde niçin hızla kıymet kaybettiğine. Bunun iç ve dış sebepleri var.TL’nin kıymet kaybının dış nedenleriBir paranın yabancı paralara karşı kıymet kaybı kimi zaman o paraların değerlenmesinden oluşur. Çoğu zaman bir ülke parasının dış değerinin ölçülmesi dolara karşı yapıldığı için dolara bakılırsa değerlendirme yapılması tane olmuştur. Dolar Endeksi (Doların, Euro, Yen, Sterlin, Kanada Doları, İsveç Kronu ve İsviçre Frangından oluşuyor) Kasım ayı başından bugüne dek çıkışına devam ederek 94’lerden 96’lara kadar terfi etti. Yalnızca Euro/Dolar paritesine bakarsak orada da Doların kıymet kazanmasını görebiliriz. Euro/Dolar paritesi son bir ayda 1,16’lardan 1,13’lere geriledi. Buna bakılırsa Dolar 1 Kasımdan bugüne dek bu altı para biriminin ağırlıklı averajına bakılırsa yüzde 2,1 oranında, yalnızca Euro’ya karşı da yüzde 2,4 oranında kıymet kazanmış bulunuyor.Dolar öteki paralara karşı kıymet kazanınca TL’ye karşı da kıymet kazanmıştır. TL’nin 1 Kasımdan (9,54) bugüne (10,73) kadar Dolara karşı kıymet kaybını hesaplayalım (Doların TL’ye karşı kıymet kazanmasını değil de TL’nin Dolara karşı kıymet kaybetmesini ele aldığımız için hesabı aşağıdaki şeklinde yapmamız gerekiyor):1 Kasımda 1 USD = 9,54 TL idi. Buna bakılırsa 1 TL (1 / 9,54 =) 0,105 USD ediyorduBugün 1 USD = 10,73 TL. Buna bakılırsa 1 TL (1 / 10,73 =) 0,093 USD ediyor.Bu zamanda TL’nin Dolara karşı kıymet kaybı: 0,0105 / 0,093 x 100 = % 12,9 oluyor.Bunun kabaca 2 – 2,5 puanlık kısmı Doların öteki paralara karşı kıymet kazanmış olmasından geldiğine bakılırsa geriye kalan yüzde 10 oranındaki kıymet kaybının dışarıyla ilgisinin olmaması gerekir.TL’nin kıymet kaybının iç nedenleriTL’nin 1 Kasım ile 18 Kasım arasındaki 18 günde Dolara karşı yaşamış olduğu yüzde 12,9 oranındaki üstün dereceli kıymet kaybının yüzde 3’e kadar olan kısmının Doların tüm paralara karşı kıymet kazanmasından doğrusu dış olaylardan kaynakladığını saptadık. Şimdi geriye kaldı yüzde 10 oranındaki kıymet kaybının nereden kaynaklandığını bulmak. Bu kaybın sebepleri tamamen iç nedenler. Bunların başlangıcında Merkez Bankası’nın, enflasyonun (baz etkisiyle) düşeceğine ilişkin tahminlerine dayalı olarak faiz indirimlerine girişmesi yer ediniyor. Bu girişime başlanmasından kısa bir süre sonrasında enflasyonda düşüş olmadığı ve olmayacağı anlaşılmasına rağmen Merkez Bankası faiz indirimine devam etti Tablo için kaynaklar: TÜİK fiyat endeksleri ve TCMB faiz veriler.)Bu aya gelinceye kadar ‘faiz enflasyonun nedenidir’ söylemiyle yetiniliyor ve faizdeki indirimlerin enflasyonu düşürmek için yapıldığı belirtiliyordu. Son bir ayda bu söylem devam ettirilmekle beraber TL’nin yabancı paralar karşısında olağan dışı bir hızla kıymet kaybetmesinin plan dışı bir durum olmadığını vurgulamak için bu kez ‘cari açığın düşürülmesinin enflasyon sorununu çözebilmenin temel taşı olduğu’ vurgulanmaya başlandı. Buna bakılırsa faizin düşürülmesi enflasyonu çözerken kuru da yükselteceği için ihracatı artıracak, ithalatı düşürecek ve bu yolla cari açık problemi ve dolayısıyla da enflasyon problemi çözülecekti.Cari açıkla enflasyon ilişkisiGeçmişte yaşananlara baktığımızda cari açıkla enflasyon arasındaki birlikteliğin zannedildiği kadar kuvvetli olmadığını, örneğin bütçe açığının enflasyon üstünde daha kuvvetli tesirleri bulunduğunu görüyoruz. Türkiye’de son 20 yılda enflasyonun en düşük olduğu seneler 2010 ve 2012 yıllarıdır (yılsonu enflasyonu sırasıyla yüzde 6,4 ve 6,2 idi.) Bu yıllarda cari açık sırasıyla yüzde 6,2 ve 6,1 şeklinde yüksek oranlardaydı. Buna karşılık yüzde 0,9 cari fazla verilen 2019 senesinde enflasyon yüzde 11,8 olarak gerçekleşmişti. Özetle söylemek gerekirse cari açıkla enflasyon arasındaki hatta kur arasındaki ilişki bu meseleyi açıklayacak bir ilişki değildir.Ödemeler dengesi hesaplarına baktığımızda ihracatta artış, ithalatta gerileme ve dolayısıyla cari açıkta bir düşüş bulunduğunu görebiliyoruz. Ne var ki bu gerileme ihracatta daha çok malı daha ucuza satarak ve ithalatta da daha azca malı daha pahalıya almak şeklinde bir sonucu da bununla beraber getirerek dış tecim yapımızda hasar yaratıyor.Bu ay içinde yaşanmış olan bu gelişmelere öteden beri yaşadığımız toplumsal, siyasal ve ekonomik riskleri de eklersek karşımıza TL’nin kıymet kaybını açıklayan genel tablo çıkıyor.

Faiz indirimi gelişme getirir mi? Prof. Dr. Demiralp yazdı“Faiz, enflasyonun sebebi değil sonucudur”Netice yerine birkaç cümleFaiz, enflasyonun sebebi değil sonucudur. Enflasyonun sebebi ekonomideki risk artışlarıdır. Bunlar bütçe açığından, cari açığa, izlenen yanlış iktisat politikasına, risk artırıcı söylem ve açıklamalara, toplumsal ve siyasal yaşamda geriye gidiş hamlelerine, komşularla ve öteki ülkelerle ilişkilere, dış politikadaki gelişmelere kadar pek oldukça sebebi kapsar. Risklerdeki artış, ekonomide beklentileri bozar. Bu bozulma yabancı yatırımcıların beklentileri kadar yerli yatırımcıların da beklentilerini bozar. Bu bozulmaların sonucunda TL kıymet kaybeder. TL’deki kıymet kaybı ithal girdi maliyetlerini ve dış borçların TL karşılığını yükselterek üretim maliyetlerini yükseltir. O da sonunda fiyatların yükselmesine ve enflasyona neden olur.“Faizlerin düşmesinden yalnız bankalar kârlı çıkar”Özetle söylemek gerekirse Türkiye, son yıllarda yapılması ihtiyaç duyulan ekonomik hamlelerin tam tersini yaparak ekonominin daha da bozulmasına yol açmıştır.Enflasyonun yükselerek devam etmiş olduğu bir ortamda faizlerin düşürülmesinden yalnız bankalar kazançlı çıkar (bu konudaki yazım için bkz:https://www.mahfiegilmez.com/2016/08/bankalar-faiz-dustugunde-mi-kazanrlar.html)

https://bilgi-bilgi.com

I am a web developer who is working as a freelancer. I am living in Saigon, a crowded city of Vietnam. I am promoting for https://bilgi-bilgi.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir